3/08/2012

8 Mart Dünya Kadınlar Günü üzerine bir yazı

Günaydın.
Bugün 8 Mart yani Dünya Kadınlar günü. 8 Mart 1857 tarihinde New York'da grevdeki kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesinden sonra çıkan yangında ölen yüzden fazla kadın işçinin anılması için belirlenen bir gün aslında.
Türkiye'nin 1921 yılından sonra 'Emekçi Kadınlar Günü' olarak kutlanmaya başlanıyor.

Tabii ki günümüzde 'Dünya Kadınlar Günü' dünyanın bir çok yerinde farklı anlamlara geliyor. Bana kalırsa bu gün diğer 'belirlenmiş' özel günler gibi tüketimle değil üretimle övülmeli bu yüzden. Kocalarının karılarına aldığı bilmem ne taşlı bilmem kaç karat altın mücevherlerle değil, kadının ve kadınlığın yüceltilmesi üzerine kurulmalı. En azından bir gün kapalı kapılar ardında ki "mutlu" çiftlerin evlerinden sessiz gözyaşların akmadığı bir gün olmalı. Kadına karşı şiddetin durduğu ve bir daha da duyulmadığı bir günün başlangıcı olmalı. İş yerlerinde, aile içinde, toplumun her kesiminde, 'cam tavanlar'ın yıkıldığı ve bir daha yaratılmadığı bir gün olmalı. Erkek olmanın, kadın olmanın, o olmanın, bu olmanın değil, insan olmanın tek tanım olarak kabul edildiği bir hayata başlanmalı bugünden sonra.

Çünkü 'kadına yönelik şiddet' sizden çok uzakta değil. Adını bile bilmediğiniz köylerde gerçekleşmiyor. Belki akşam yemeğine çağırdığınız o mutlu çift aslında o kadar da mutlu değil. Belki kız kardeşiniz yıllarca korkusundan tek bir kelime bile edemedi size. Belki yan komşunuz geceleri sizin kadar rahat uyuyamıyor. Çünkü sadece 'cahil' kadınlara yönelik değil o şiddet. Çünkü 'benim oğlum, aslanım' diye yetiştirilirken çocuklar, büyüdüklerinde çocuklar kadar masum kalamıyor. 


Çünkü kadınların önündeki engeller sadece bilmediğimiz diyarların değil, maalesef her gün yollarını katettiğiniz şehirlerin de ürünü. Kadın olmanın bir çok kelimeyle kötülendiği, erkeğin egemenliğini kolay kolay da teslim etmediği bir dünyanın, sizin dünyanızın ürünü.


Çünkü bir çok kadına sesini çıkarmak öğretilmedi. Çünkü hep evlerine kocalarının yanına dönmesi öğretildi.Çünkü bu döngüyü bozmak aklına gelmedi annelerin. Yemek yapamayan kadın, eve geç gelen kadın, arkadaşlarıyla zaman geçirmek isteyen kadın, hakkını arayan kadın ve bunların yanında milyonlarca kadın aşağılandı, yadırgandı, kırıldı, dövüldü...


Belki çok uzak geliyor bu yazdıklarım size. Ne güzel. Farklı bir dünyada yaşıyorsunuz demektir, neresiymiş merak etmedim değil. Ama ne demek istediğimi anladığınızı biliyorum. Aynı zamanda yapabileceğiniz çok şey olduğunu da biliyorum. 
Anneyseniz erkek çocuklarınıza 'farklı' davranmayın. Ona kadına saygı duyması gerektiğini insana saygı duyması gerektiği için öğretin. Kız çocuklarınıza 'farklı davranmayın'. Ona ev işlerinin incelikleri yerine birey olduğunu ve kimsenin ona zarar vermemesi gerektiğini öğretin. Şiddete duyarsız kalmayın. En ufak bir şüpheniz varsa bile elinizden gelen ne varsa yapın, mutlaka vardır, ne yapabilirim ki diye görmezden gelmeyin. Ne olursa olsun sessiz kalmayın. 
Ve (benim bu yazıyı bugün yazmam gibi) sadece 1 gün hatırlayıp sonrasında unutmayın. 



 Twitter ♥ Facebook  Pinterest 

Unutmayın yorumlarınız beni mutlu ediyor:)

No comments:

Post a Comment

Looking forward to hear | Yorumlarınızı merak ediyorum

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...